Türkçe / Deniz Som

BAZEN eğlenmek için, ülkemde bana dayatılan yabancı sözcükleri Türkçe heceleme düzenine göre aynen okurum. Size de öneririm; hele ünsüz üç harf yan yana geldiğinde bunların sonuna “e” ünlüsünü koyun çok eğlenceli oluyor.

Şefik Sezer Seçkin çok daha farklısını yapmış; “Türkçe Vuruşarak Çekilirken” kitabını yazmış. İngilizce, Almanca, Fransızca, Danca, İsveççe, Fince, Norveççe, Rusça, İtalyanca, İspanyolca, Arapca, Farsça üzerine “biraz” çalışan Seçkin, dünyanın en mantıklı, en matematiksel ve en tutarlı dilinin Türkçe olduğuna karar verdikten sonra, Türkçe’nin “kültür köleleri” tarafından arkadan hançerlenmesine itiraz ederek bu kitabı kaleme almış. Kitap beş bölümden oluşuyor:

Kültür Köleleri. Yozlaştırmanın Ana Kolları. Çevirmen Hataları. Avrupa Dilinin Şifreleri. Türkçe İsimlerin Uluslararası Yazılışı.

Seçkin, özellikle yeni bir teknoloji ile gelen yabancı sözcüğe Türkçe karşılık bulmanın bu teknolojiyi getirende olduğunu savunuyor:

“Cismin veya işlemin ilk sunumunu yapan ‘öncü-tercüman’ın ilk düşünmesi gereken ‘bunun Türkçe karşılığı var mı’ diye kendisine veya konuya aşina diğer kimselere sormak olmalıdır. Tam karşılığı yoksa bu defa ‘benzeyen bir cisim veya işlem var mı’ diye düşünmesi diye düşünmeli ve ondan uyarlama yapmalıdır. Eğer çevirmen o cismin veya işin Türkçe karşılığı veya anlamını yaklaşık olsa da verecek bir Türkçe kelime bulamıyorsa, yabancı kelimeyi ‘Türk’ün okuyabileceği hale’ getirmelidir.”
Örnek mi? ”Örneğin, ‘devre’ler halinde yapılan sporlarda ‘devre’ yerine ‘periyot’ demek züppeliktir. Bir malı, genellikle bir binayı veya evi, kira ödüyormuşçasına küçük ödemelerle satın almaya,bu arada mülkiyetin de son taksit ödenene kadar satıcıda kalmasına ‘ipotekli satış’, ‘rehinli satış’ demek varken ‘morgıç’ demek, hatta bir de bunu ‘mortgage’ diye yazmak ve yazdırtmak, görgüsüzlüğün ve kültür köleliliğinin dik alasıdır.”

Böylesi bir görgüsüzlüğün ötesinde kamusal alanda bile kültür köleliği yapıyorlar. İstanbul Deniz Otobüsleri ”Sea Life” diye, Demiryolları ”Rail Life” diye dergi yayımlıyor. Türkçe, gazetelerden televizyonlara, reklamlardan halkla ilişkilere kadar iletişim alanında züppeliğin ve görgüsüzlüğün kurbanı oluyor.

Sezgin, ”Tüm üçüncü dünya ülkelerinde oynanan oyun şimdi de Türkiye’de oynanıyor” diyerek ”köleliğe” karşı herkesi uyarıyor.

Cumhuriyet 23.07.2006

1 yorum

  1. Eren Gokgur on Ekim 12th, 2007

    Arkadaşlar Seçkin’in dediği gibi Türkçe’mize sahip çıkalım.

Yorum yapın

Yorum yapmak için giriş yapmış olmalısınız.